Borcun Taksitle Ödenmesi

Borcun Taksitle Ödenmesi

Borcun Taksitler Halinde Ödenmesi

Kendisine karşı icra takibi başlatılan borçlu, borcunu kabul etmesine ve ödemek istemesine rağmen, borcun tamamını tek seferde ödeme gücünden yoksun olabilir. Borçlunun, borcunu ödeyemeyecek durumda olması durumunda ise borcun taksitle ödenmesi gündeme gelir. Kanun gereği belirli birtakım şartların gerçekleşmesi halinde, borcun taksitle ödenmesi için alacaklının rızası aranmamaktadır. Ancak alacaklı ve borçlunun icra dairesi huzurunda anlaşmaları halinde, İcra ve İflas Kanunu uyarınca belirtilen şartların gerçekleşmesi aranmamaktadır. Borcun taksitle ödenmesi genel olarak bu şekilde tezahür etmektedir. Ve aynı zamanda Hacizden önce ve Hacizden sonra olmak üzere, borcun taksitle ödenmesi iki durumda ortaya çıkmaktadır.

Hacizden Önce Borcun Taksitle Ödenmesi

İcra ve İflas Kanunu m.78 ve m.340 birlikte değerlendirildiği zaman hacizden önce borcun taksitle ödenmesi soncu ortaya çıkmaktadır. m.78, taksitle ödeme sözleşmesi yapılması halinde haciz isteme süresinin işlemeyeceğini belirtmektedir. Bu madde hükmünü dikkate alacak olursak İcra ve İflas Kanunu m.111’den farklı olarak hacizden önce de taksit sözleşmesi yapılacağı sonucuna varılmaktadır. İcra ve İflas Kanunu m.340’tan yola çıkacak olursak, alacaklının muvafakatiyle yapılan taksitle ödeme sözleşmelerinin ihlali hâlinde, borçlunun hapisle tazyik edilebileceği sonucuna varmaktayız. Ancak yukarıda belirttiğimiz m.111 uyarınca taksitle ödeme durumunda alacaklının rızasının aranmasına gerek olmadığı belirtilmektedir.

Sonuç olarak her iki madde beraber irdelendiği vakit anlaşılmaktadır ki; hacizden önce de alacaklının muvafakati beraberinde borcun taksitle ödenmesi mümkün olmaktadır. Bu durum farklı şekillerde ortaya çıkmaktadır. Bunlar;

  • Alacaklı ile borçlunun, icra dairesi haricinde bir araya gelerek anlaşmaları ve beraberinde yaptıkları anlaşmayı, icra dairesine bildirmeleri suretiyle,
  • Alacaklı ile borçlunun birlikte icra dairesi huzurunda karşılıklı irade beyanı ortaya koyarak anlaşmaları suretiyle,
  • Borçlunun, icra dairesine mevcut borcu taksitle ödeme teklifinde bulunması, icra dairesinin de bu teklifi alacaklıya bildirmesi sonucu eğer alacaklı kabul ederse borcun taksitle ödenmesi sözleşmeleri kurulmuş olmaktadır.

İcra müdürü tarafından imzalanarak tutanağa geçirilen bu sayılan sözleşmeler, takip hukuku bakımından geçerli olmaktadırlar. Hacizden önce yapılan taksitle ödeme sözleşmesi, başlatılan takibi anında durdurma özelliğine sahiptir. Ta ki borçlunun, verdiği taahhütte uymayana kadar. Eğer borçlu verdiği taahhütlerin tamamına uyarsa; takibe devam edilmez, satış ve haciz isteme gibi süreler işlemez son olarak TBK m.153/6 hükmünde belirtilen zamanaşımı süresi durur. Sözleşme serbesti ilkesi dolayısıyla, yapılan bu sözleşmelerin içerikleri tamamen tarafların inisiyatifine kalmış durumdadır. Ancak on yılı geçecek şekilde bir taksitlendirme olursa, süre bittiği an takip hukuku açısından süreler işlemeye devam eder.

Kanun koyucu, bu sözleşme açısından borçlunun sözleşmeye uyması için birtakım hükümler getirmiştir. Bunlara değinecek olursak;

  • Borçlu taahhüde uymayarak taksitlerden bir tanesini ödemediği durumda ondan sonraki bütün taksitler muaccel hale gelmektedir.
  • Borçlu taksitle ödeme sözleşmesinin şartlarına uymazsa ve bu durumu alacaklı şikayet konusu yaparsa, İcra ve İflas Kanunu m.340 uyarınca hapisle tazyik kararı verilmektedir. Verilen bu ceza 3 ayı geçmemektedir. Ve fakat bu yaptırım birtakım şartlara bağlanmıştır. Buna göre uygulanabilmesi için, taksitlerin miktarı ve tarihleri açıkça sözleşmede belirtilmek zorundadır.

Hacizden Sonra Borcun Taksitle Ödenmesi

 Hacizden sonra borcun taksitle ödenmesi, İcra ve İflas Kanunu’nun m.111’de düzenlenmiştir. İlgili kanun borçluya, hiçbir şeye bağımlı olmadan sadece salt kanunlardan doğan birtakım şartları yerine getirmesi karşılığında bu hakkı tanımıştır. Alacaklının rızasına ihtiyaç duyulmadan eğer şartlar yerine getirilmişse, hacizden sonra borcun taksitle ödenmesi mümkün olacaktır. Bu şartlar:

  • Borçlunun, alacaklının alacağına yetecek miktarda mali haczedilmiş olmalıdır.
  • Borçlunun taksitle ödeme taahhüdü, alacaklının satış talebinden önce olmalıdır.
  • Borçlunun teklifinin kanunda öngörülen diğer şartları içermesi gerekir. Bunlara değinecek olursak; İlk taksitin peşin olarak hemen ödenmesi, geri kalan taksitlerin üç ayı geçmemek üzere ve azami birer aylık aralıklarla ödenmesi, taksitlerin her birinin borcun dörtte birinden az olmaması gerekir. Taksitlerin eşit olması önem arz etmektedir.

Daha önce anlattığımız, hacizden önce borcun taksitle ödenmesinde olduğu gibi borçlu, taksitlerden birisini ödemezse geri kalan bütün borçlar muaccel olacaktır. Böyle bir durumda alacaklı, kalan tüm borç için takibe devam edilmesini isteyebilecektir. Buna ek olarak alacaklının şikayet etmesi üzerine borçlu, İcra ve İflas Kanunu m.340 uyarınca verdiği taahhüdü yerine getirmediğinden bahisle 3 aya kadar hapisle tazyik cezası ile cezalandırılabilecektir.

Örnek Yargıtay Kararı

  1. Hukuk Dairesi 2016/2267 E. , 2020/2468 K.

Davacı vekili, Adana 11.İcra Müd.nün 2014/11721 esas sayılı dosyası ile … adına kayıtlı taşınmazın ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile satıldığını, satış bedelinden kalan 125.088,81 TL için düzenlenen sıra cetvelinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, sıra cetvelinde 2.sırada pay ayrılan Adana 3.İcra Müdürlüğünün 2013/145 esas sayılı dosyasından satış talep edilip satış avansı yatırılmadığını, bu nedenle konulan haczin düştüğünü, yine sıra cetvelinde 3.sırada Adana 9.İcra Müd.nün 2013/977 esas, 4.sırada Adana 3.İcra Müdürlüğünün 2013/1123 esas, 5.sırada Adana 9.İcra Müdürlüğünün 2013/1311 esas ve 6.sıradaki Adana 1.İcra Müdürlüğünün 2013/2335 esas sayılı dosyalarından satış talep edilip, satış avansı da yatırılmadığını ileri sürerek alacaklı bulundukları Adana 9.İcra müdürlüğünün 2013/7137 esas sayılı dosyasının 2.sırada olması gerekirken 7.sırada yazılması nedeniyle sıra cetvelinin iptali ile yeni bir sıra cetveli düzenlenerek kalan 50.641,81 TL’nin alacaklı oldukları dosyaya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı banka vekilleri, davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir. Mahkemece iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Adana 3.İcra Müd.nün 2013/145 esas sayılı dosyasında; alacaklı banka ile dosya borçlularından … ile … arasında İcra Müdürlüğü nezdinde 12.07.2013 tarihli borç ödeme taahhütnamesi düzenlendiği, taahhüt edilen 1.taksit olan 135.000,00 TL’nin icra dosyasına veya haricen alacaklı bankaya ödendiğine ilişkin bir beyan ve tahsil harcının yatırıldığına ilişkin makbuz bulunmadığı, bu durumda ilk taksit tarihi olan 13.7.2013 tarihinden itibaren İİK. nun 111/son maddesi uyarınca süreler yeniden işlemeye başlayacağından ve bu tarihten itibaren 1 yılı aşkın bir süre dosyadan satış talep edilip satış avansı da yatırılmadığından bu dosyadan dolayı haczin düştüğünün kabulü gerektiğinden sıra cetvelinde yer almaması gerektiği, 3.sırada, 4.sırada, 5.sıradaki dosyalardan taşınmaz üzerine haciz konulduktan sonra yasal 1 yıllık süre içinde satış talep edilip satış avansı da yatırılmadığından konulan hacizlerin düşmesi nedeniyle sıra cetvelinde yer almamaları gerektiği ve 6.sırada yer alan haczin yenilendiği 25/11/2014 tarihinin derece sıra cetvelinde yer alması gerektiği gerekçesiyle şikayetin kabulüne karar verilmiştir.

Kararı, şikayet olunanlardan … vekili temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre şikayet olunanlardan … vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle şikayet olunanlardan … vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, kararın tebliğinden itibaren 10 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 06.07.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

 

 

 

Bunları da Beğenebilirsiniz

Henüz Yorum Yok

    Yorum Yazın