İlamsız İcra

İlamsız icrada görev

İLÂMSIZ İCRA

İlamsız icra , alacaklının ilâm ya da ilâm niteliğinde bir belgeye bağlı olmayan para veya teminat alacağı için başvurabileceği takip yoludur. Beraberinde eğer alacaklı, borcun varlığına dair bir ilam bulunduruyorsa ilamsız takipte bulunduğu takdirde hakkın kötüye kullanılması sonucuna varılacaktır. Yargıtay’ın bu hususta kararı mevcuttur.

Alacağın konusu şey, para veya teminat alacağı haricinde ise ilamsız icraya buşvurulamaz. Eğer alacağın konusu ilamsız icraya konu olacak bir şey değilse, alacaklı dava açmak sureti ile bir ilam elde etmeli ve ilamlı icraya başvurmalıdır. Ancak ilamlı icrada bir mahkeme kararı gerekirken ilmasız icrada tam tersi bir mahkeme kararı gerekmeden borçlunun mallarına hukuken el koyma durumu olacaktır.  Bu sebeple ilamsız icra hususunda, borçlu-alacaklı menfaat dengesi çok iyi ayarlanmalıdır.

İlamsız İcra Yolu ile Yapılabilecek Takipler

Genel Haciz Yoluyla Takip

İlamsız icra denilince akla gelen ilk takip yolu budur. Bu yola başvuracak alacaklının, herhangi bir belgeye sahip olması gerekmez. Sadece alacaklı olduğu iddiası bu yola başvurmak için yeterli ve geçerlidir.

Kambiyo Senetlerine Özgü Haciz Yoluyla Takip

Bu yol ile takip başlatılması için, alacaklının muhakkak bir kambiyo senedine (bono, çek, poliçe) sahip olması gerekmektedir. Alacaklı bu belirtilen kambiyo senetlerinden birisine sahipse bu yol ile icra takibi başlatabilir. Ancak alacaklının bu yol ile takip başlatma zorunluluğu yoktur. Genel icra yolu ile takipte başlatma seçeneği mevcuttur. Bu yolun alacaklıya artısı, hızlı ve kısa olmasıdır fakat hangi yol ile takip başlatacağına dair son seçim yine alacaklıdadır.

Kiralanan Gayrimenkullerin ilamsız Tahliyesi

Kira sözleşmeleri bakımından bir borç ilişkisi gündeme geldiği durumlarda kural, ilk önce Sulh Hukuk Mahkemesine dava açıp bir ilam elde etmek ve o elde edilen ilama dayanarak takip başlatmaktır. Ancak HMK m.4 uyarınca “Kiralanan taşınmazların, ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere” bu kurala bir istisna getirilmiştir. Kanun hükmünde belirtilen bu istisnanın uygulanabilmesi için birtakım şartlar mevcuttur; Kira bedelinin ödenmemiş olması, geçerli ve yazılı bir tahliye taahhüdü bulunmasına rağmen zamanı geldiği zaman tahliyenin gerçekleştirilmemiş olması. Bu iki şarttan birisi eğer somut olayda bulunuyor ise, istisna madde hükmünden yararlanılabilecektir.

Rehnin Paraya Çevrilmesi Yoluyla İlamsız Takip

Rehnin paraya çevrilmesi yoluyla ilamsız takipte mevcut alacak, taşınır veya taşınmaz rehni ile teminat altına alınmıştır.  Vade dolduğu zaman borç ifa edilmezse alacaklı, borca karşılık gösterilen rehnin paraya çevrilmesini icra dairesinden isteyebilir.  Alacaklı, rehnin paraya çevrilmesini ilamsız takiple isteyebilir. Örnek verecek olursak; kredi ile ev sahibi olduktan sonra, borcun ödenmemesi durumunda banka, verdiği krediye karşılık olan parayı alabilmek için icra dairesine başvurarak evi sattırabilir. Eğer alacaklının mevcut alacağı bir belge ile ispatlanabiliyorsa, alacaklı ilamlı icra takibi başlatmak durumundadır. Rehinli alacaklar hususunda ise rehin paraya çevrilmesi yoluna başvurulmadan icra ve iflas yoluna başvurulamaz. Eğer rehnin paraya çevrilme yoluna başvurmadan takip başlatılacak olursa, yapılan şikayet sonucu bu işlem iptal olacaktır. İptal için başvuru süresi ise sınırsızdır. Rehinli alacaklar hususunda ise rehin paraya çevrilmesi yoluna başvurulmadan icra ve iflas yoluna başvurulamaz kuralının istisnaları bulunmaktadır. Bunlar;

  • Sermaye Piyasası Kanunu’nda tanımlanan konut finansmanından kaynaklanan rehinle temin edilmiş alacaklar ile Toplu Konut İdaresi Başkanlığı’nın rehinle temin edilmiş alacaklarının takibinde,
  • Kambiyo senedine bağlanan alacakların takibinde,
  • İpotekle temin edilmiş faiz ve yıllık taksit alacaklarının takibinde
  • Gemi üzerinde akdi veya kanuni rehin hakkı olan alacaklının tarafı olduğu takipte

Bu hususlarda kural uygulanmayacaktır.

 

Bunları da Beğenebilirsiniz

Henüz Yorum Yok

    Yorum Yazın