Kıdem Tazminatının Hesaplanması

Kıdem tazminatının hesaplanması

KIDEM TAZMİNATININ HESAPLANMASI

Kıdem tazminatının hesaplanması için öncelikle işçinin kıdeminin bilinmesi gerekmektedir. Kıdemin hesabı ise işçinin çalıştığı sürelerin toplanması usulüyle gerçekleştirilir. İşçinin aynı işveren altında çalışmaya başlamasından, iş akdinin feshine kadar geçen süre onun kıdemini oluşturur.

Kıdem tazminatının hesaplanması nda işyerinin devri, işçinin askerlikte geçirdiği süresi, kamuda kurum değişikliği gibi hallerin varlığı halinde, sayılan durumlardan bazıları kıdeme dahil edilirken bazıları ise edilmemektedirler. Kıdem tazminatının miktarını hesaplamadan önce bunların ne olduğu hakkında kısaca bilgi vermekte fayda olacaktır. Bir önceki yazımızda olduğu gibi burada da açıklamalarımı 1475 sayılı İş Kanunu Madde 14 ışığında gerçekleştireceğim.

“Kıdem Tazminatının Şartları” adlı önceki yazıma ulaşmak için tıklayınız.

Kıdem Süresinden Sayılan ve Sayılmayan Haller

  • 1475 sayılı İş Kanunu Madde 14/2 Aralıklı Çalışma Hali:

1475 sayılı İş Kanunu Madde 14’e göre; kıdemin hesabında işçinin aynı işveren yanında fasılalı olarak veya işverenin farklı işyerlerinde çalışıp çalışmadığına bakılmaksızın, bu süreler değerlendirilerek hesap yapılacağı belirtilmiştir.

Fasılalı çalışmadan bahsetmek gerekirse, işçinin aynı işveren yanında belirli dönemlerde yaptığı çalışmalardır. Ancak bu farklı çalışmaların her birinin ayrı bir sözleşmeye dayanıyor olması gerekmektedir. Aksi durumda, yani iş sözleşmesi devam etmesine rağmen çalışmaya ara verilmiş olması fasılalı çalışma olarak kabul edilmez.

Özetle aynı işveren yanında geçirilen süreler ve bu sürelerin aralıklı olması hali kıdemin hesaplanmasına engel teşkil etmemektedir. Ayrıca işçinin çalışma yerinin sabit olması zorunluluğu bulunmamaktadır. İşçinin aynı işverenin farklı kolda veya işyerlerinde çalışmış olması halinde kıdem hesabında hepsinde geçirilen süre dikkate alınacaktır.

  • 1475 sayılı İş Kanunu Madde 14/8 Önceden Ödenmiş Kıdem Tazminatı:

Yargıtay tarafından da kabul edilen uygulamaya göre, işçinin daha önce ödenmiş olan kıdem tazminatının, kıdem sürelerinin toplamında hiçbir şekilde dikkate alınamayacağı belirtilmiştir.

  • 1475 sayılı İş Kanunu Madde 14/4 Askerlik Hali:

Maddeyi Yargıtay’ın kararları çerçevesinde değerlendirmek gerekirse, Yargıtay bir kararında: “Muvazzaf askerlikte geçen sürenin, kıdem tazminatı hesabında göz önüne alınabilmesi için kamu kuruluşlarından emekli olma koşulunun gerçekleşmiş olması gerekir.” Demiştir. Bu karar ışığında açıklama yapmak gerekirse, borçlanılan askerlik süresinin kıdem süresi hesabında toplanabilmesi için, kişinin kamu kuruluşundan emekli olması gerekmektedir.

  • 1475 sayılı İş Kanunu Madde 14/2 İş Yeri Devri:

Kanun maddesinde “İşyerlerinin devir veya intikali yahut herhangi bir suretle bir işverenden başka bir işverene geçmesi veya başka bir yere nakli halinde işçinin kıdemi, işyeri veya işyerlerindeki hizmet akitleri sürelerinin toplamı üzerinden hesaplanır.” Denilmiştir.

Buna göre işçinin işvereni ile gerçekleştirdikleri iş sözleşmesinin devamlılığı ilkesince, iş yeri üzerinde sonradan gerçekleşecek olan satım, kiralama, miras veya kamulaşma gibi hallerin neticesinde kıdem tazminatının sorumluluğu devralana geçecektir.

  • 1475 sayılı İş Kanunu Madde 14/4 Kamu Çalışanın Ayrı İşyerlerinde Çalışması Hali:

Belirtilen Kanun maddesinde “T.C. Emekli Sandığı Kanunu ve Sosyal Sigortalar Kanununa veya yalnız Sosyal Sigortalar Kanununa tabi olarak sadece aynı ya da değişik kamu kuruluşlarında geçen hizmet sürelerinin birleştirilmesi suretiyle Sosyal Sigortalar Kanununa göre yaşlılık veya malullük aylığına ya da toptan ödemeye hak kazanan işçiye, bu kamu kuruluşlarında geçirdiği hizmet sürelerinin toplamı üzerinden son kamu kuruluşu işverenince kıdem tazminatı ödenir.” Denilmiştir.

Buna göre kamu işçisinin iş sözleşmesini kanunda sayılan yaşlılık veya malullük aylığına ya da toptan ödemeye hak kazanma amacıyla feshetmesi halinde, farklı kamu işyerlerindeki çalışmaları birleştirilerek kıdem tazminatı hesabında toplanacaklardır.

Kıdem Tazminatının Miktarı

1475 sayılı İş Kanunu Madde 14/1 “…işçinin işe başladığı tarihten itibaren hizmet aktinin devamı süresince her geçen tam yıl için işverence işçiye 30 günlük ücreti tutarında kıdem tazminatı ödenir. Bir yıldan artan süreler için de aynı oran üzerinden ödeme yapılır.”

İş sözleşmesinin feshi halinde kıdem tazminatına hak kazanan işçinin kıdem tazminatında esas alınan ücret, işçinin çalıştığı her tam yıl için ona ödenen 30 günlük ücrettir.  Kıdem tazminatı hesabında belirtilen bir yıllık sürenin bir yılı doldurmaması halinde, yıla oranlama yapılmak suretiyle hesap edilir.

1475 sayılı İş Kanunu Madde 14/9– “Kıdem tazminatının hesaplanması, son ücret üzerinden yapılır. Parça başı, akort, götürü veya yüzde usulü gibi ücretin sabit olmadığı hallerde son bir yıllık süre içinde ödenen ücretin o süre içinde çalışılan günlere bölünmesi suretiyle bulunacak ortalama ücret bu tazminatın hesabına esas tutulur.”

İş sözleşmesinin feshinde işçiye son olarak ödenmiş olan ücret kıdem tazminatının hesabında esas alınan ücrettir. Son ücretin hesabında işçi için yapılan sigorta vergi gibi kesintilerin hesaba katılmazlar. Kıdem tazminatının hesabında son ücret denildiğinde brüt ücret anlaşılmalıdır.

1475 sayılı İş Kanunu Madde 14/10 – “Ancak, son bir yıl içinde işçi ücretine zam yapıldığı takdirde, tazminata esas ücret, işçinin işten ayrılma tarihi ile zammın yapıldığı tarih arasında alınan ücretin aynı süre içinde çalışılan günlere bölünmesi suretiyle hesaplanır.”

Ücreti sabit olmayan işçiye zam yapılması halinde, son bir yıl içindeki ücretlerin işçinin çalıştığı günlere bölünerek bulunması yöntemi uygulanmaz. Onun yerine zam aldığı tarihten itibaren iş akdinin sona ermesine kadar aldığı ücretlerin o süreye bölünmesi suretiyle kıdem tazminatı hesabı yapılır.

Bunları da Beğenebilirsiniz

Henüz Yorum Yok

Yorum Yazın