Kıymetli Evrakta Hak ve Senet

Kıymetli Evrakta Hak ve Senet

Kıymetli Evrakta Hak ve Senet

Kıymetli evrakta hak ve senet tabiri yerindeyse kaynaşmış durumdadır. Senede kaydedilen hakkı devretmek için senet üzerinde bulunan zilyetliğin de devri gerekmektedir. Yani hakkın devri senedin devri ile mümkün olmaktadır.

TTK 645:Kıymetli evrak öyle senetlerdir ki, bunların içerdiği hak, senetten ayrı olarak ileri sürülemediği gibi başkalarına da devredilemez.

Belli bir kişinin adına yazılı olup da onun emrine kaydını içermeyen ve kanunen de emre yazılı senetlerden sayılmayan kıymetli evrak nama yazılı senet sayılır. Bu senette alacağın temlikinin genel hükümleri hakimdir. Hamile yazılı ve emre yazılı senetlerde ise def’iler sınırlı tutulmuştur. Bu nama yazılı senetlerin devredilmesi için nama yazılı senet üzerine alacağın temliki beyanı gerekmektedir sonrasında ise zilyetlik devredilebilmektedir.

MADDE 651– (1) Kıymetli evrak zayi olduğu takdirde mahkeme tarafından iptaline karar verilebilir. (2) Kıymetli evrakın zayi olduğu veya zıyaın ortaya çıktığı anda senet üzerinde hak sahibi olan kişi, senedin iptaline karar verilmesini isteyebilir.

Kıymetli Evrakta Hak Kavramı

TTK m.645 hükmünce Kıymetli evrakta hak ve senet bütünleşmiştir. Bu sebeple ki senedin zayi olması durumunda hak sahibi kişi bu hakkını ileri süremez. Bunun gerçekleşmesi durumunda m.651 hükümleri çerçevesinde senedin iptali için hak sahibine bir hak tanınmıştır. Hamil, iptal hakkını dava yoluyla kullanabilmektedir. Aksine özel hükümler bulunmadıkça nama yazılı senetler, hamile yazılı senetlere ilişkin hükümlere göre iptal olunur.

Kıymetli evrakta İptal Usulü

Nama yazılı senetlerde ise basit ve özel iptal usulü olarak iki farklı seçenek sunulmuştur:

Basit iptal usulü: Basit iptal yönteminde senedin düzenlendiği sırada senedin üzerine yazılmak kaydıyla bu iptal yöntemine göre iptal davası yürüyecektir. Ya da bu sayıyı azaltmayabilir ama ilanların arasındaki süreyi de azaltabilir

Özel iptal usulü: Bu yöntemde, senede koyacağı iptal usullerinin hepsini değiştirerek cari usulü kabul edebilir. Borçlu senede koyacağı kayıtla hamile yazılı senetlerin iptalini öngören usullerin tamamını değiştirip adi senetlerin iptali için cari usulü kabul edebilir. Mahkemeden iptal kararı alınması gerekmez.

Nama yazılı senetlerde alacağın devri kanuna göre alacağın temlikinin hükümlerine bağlanmıştır. Nama yazılı senette şahsi def’iler de ileri sürülebilmektedir şundandır ki bu senedi devralan kişiye devredenin (cüz’i halefi olarak) sahip olduğu hukuki durumlar da geçer. Diğer kıymetli evrakta hak ve senet türlerinde şahsi defiler ileri sürülemez. Borçlu, ancak senedin hamili bulunan ve senette adı yazılı olan veya onun hukuki halefi olduğunu ispat eden kişilere ödemek zorundadır. Bu husus ispat edilmediği hâlde ödemede bulunan borçlu, senedin gerçek sahibi olduğunu ispat eden bir üçüncü kişiye karşı borcundan kurtulmuş olmaz. Bu sebeple burada senede duyulan güven korunmamaktadır.

Yukarıda belirtildiği üzere Kıymetli evrakta hak ve senet birbiri ile iç içedir bu sebeple senedin devrine alacağın temlikinin hüküm ve sonuçları bağlandığından senedi devralan kişi cüzi halef olarak hak ve yükümlülükleri de devralmış olur bu sebeple devreden kişiye karşı ileri sürülebilecek defiler devralan kişiye karşı da sürülebilmektedir. Sonuç olarak bu senet türünü tercih etmek piyasa açısından bir risk teşkil ettiği için tercih edilmesi pek olası değildir.

 

Henüz Yorum Yok

Yorum Yazın