Miras Sözleşmesi

Miras Sözleşmesi Nasıl Yapılır

Miras sözleşmesi, ölüme bağlı tasarruflardan biridir. Miras Hukuku için büyük önem arz eden miras sözleşmesi, miras bırakanın ölümünden sonra hüküm doğurmasını istediği emirler ve içerisinde mirasçıyı bağlayıcı tasarrufların yer aldığı sözleşmelerdir. Medeni Kanunun 545. maddesince düzenlenen miras sözleşmesi, miras bırakan ile karşı taraf arasında gerçekleşen bir ölüme bağlı tasarruftur. Sözleşme, mirasın reddi (reddi miras) tasarrufunda bulunacak mirasçılar ve bu haklarının düşmesine yönelik sürenin kullanılmasında büyük önem taşımaktadır. Ayrıca miras sözleşmesi, miras bırakanın mirastan çıkarma tasarrufunda birlikte yapılmış olma şartına tabidir.

Miras sözleşmeleri Miras Hukuku gereğince iki türde yapılabilir. Bu belirtilen sözleşmeleri yapmadan önce miras hukuku alanında hukuki danışmanlık desteği almanız, yaşamanız muhtemel hak kayıplarının önüne geçecektir. Sözleşme türlerine dönecek olursa;

Olumlu Miras Sözleşmesi

Miras sözleşmesi türü olan olumlu miras sözleşmeleri, miras bırakanın gerçekleştirdiği sözleşmeyle karşı tarafa miras veya belirli mal bırakmayı vaat ettiği sözleşmelerdir.

MK Madde 527’de düzenlenen olumlu miras sözleşmeleri içerik yönünden şöyle bir ayrıma tabidir:

  • Vasiyet Sözleşmesi,
  • Mirasçı Atama Sözleşmesi,
  • Üçüncü Kişi Yararına sözleşme,

Miras bırakanın üçüncü bir kişiyi mirasçı olarak veya vasiyet alacaklısı atamasına yönelik yaptığı olumlu vasiyet sözleşmesi, üçüncü kişi yararına sözleşmedir. Ancak unutmadan belirtmek gerekir ki uygulamada, muvazaalı olarak yapılan sözleşmelerle de karşılaşılmaktadır. Miras bırakanın mirasının tamamını veya belirli bir bölümü için mirasçı atadığı sözleşmeler, mirasçı atama sözleşmeleridir. Miras bırakanın mirasındaki belirli bir mala yönelik için gerçekleştirdiği kazandırma işlemleri vasiyet sözleşmesidir.

Olumsuz Miras Sözleşmesi (Mirastan Feragat)

Miras sözleşmesinin diğer türü olan olumsuz yani mirastan feragat sözleşmeleri, miras bırakanın ölmeden önce mirasçı olması beklenen ile karşılıklı veya karşılıksız gerçekleştirdikleri feragat sözleşmesidir. İvazlı veya ivazsız kelimelerinden anlaşılması gereken, mirastan feragat sözleşmesinin karşılıklı veya karşılıksız gerçekleştirilip gerçekleştirilmediğidir.

Miras Sözleşmesi Ehliyeti

Miras sözleşmesinin geçerliliği için mirasbırakan ve sözleşmenin karşı tarafının, sözleşme yapma ehliyetlerine sahip olmaları gerekir. Miras bırakmaya yönelik sözleşme yapabilmek için kanunda öngörülen şartlar şunlardır:

  • Ayırt etme Gücüne Sahip Olmak
  • Ergin Olmak
  • Kısıtlı Olmamak

Kanunda öngörülen şartlar neticesinde ölüme bağlı tasarrufta bulunanın, MK Madde 503 gereğince tam ehliyetli olması şart koşulmuştur. Miras sözleşmelerinde vasiyetnamelerden farklı olarak, tam fiil ehliyet unsuru miras sözleşmelerinin bağlayıcından kaynaklanmaktadır. Her sözleşmede iki taraf ölüme bağlı tasarrufta bulunmaz. Ölüme bağlı tasarrufta bulunmayanın ehliyeti ise farklı bir ayrıma tabidir. sözleşmede tek tarafın ölüme bağlı tasarrufta bulunması durumunda, ölüme bağlı tasarrufta bulunmayan tarafa genel ehliyet kuralları uygulanır. Bu halde, ölüme bağlı tasarrufta bulunmayan kişinin sözleşmesi, kendisince veya temsilci tarafında gerçekleştirilebilir. Bu kişinin tam ehliyetsiz olması durumunda ise sözleşme, onun yasal temsilcisi tarafından gerçekleştirilir.

Miras sözleşmesinde karşı tarafın sınırlı ehliyetsiz olması ve karşılıksız kazanım içerisinde bulunması, sözleşmeyi tek başına yapabilmesi için engel teşkil etmez. Sınırlı ehliyetsizin borç altına girdiği ivazlı bir sözleşmede ise, bu sözleşmenin yapılabilmesi için yasal temsilcisinin rızasına ihtiyaç vardır. Sınırlı ehliyetsiz ayrıca vesayet altında bulunuyorsa, MK Madde 463’e göre sulh ve  asliye mahkemelerinin iznin de alınması gereklidir.

Tam ehliyetsizler ve sınırlı ehliyetsizler tam ehliyete sahip olmadıkları için, yasal temsilcileri olsa dahi sözleşmeyle ölüme bağlı tasarrufta bulunamazlar. Bu kişilerin yaptıkları sözleşme, İptal Davası hükümlerine tabidir.

Miras Sözleşmesinin Unsurları

Miras sözleşmesinin unsurları MK Madde 545’de belirtilmiştir. Kanun maddesine göre, sözleşmenin geçerliliği için bu sözleşmenin resmi vasiyetname şeklinde düzenlenmesi şarttır. Ayrıca sözleşmeye yönelik irade beyanlarının, iki tanığın şahitliğinde ve resmi memurun önünde imzalanarak yapılması gerekmektedir. Resmi memur, sulh hakimi, noter veya bu işlemi yapmakla yetkilendirilmiş kamu görevlisi olabilir. Resmi vasiyetname şekil şartlarına uyma yükümlülüğü ölüme bağlı tasarrufta bulunana taraf için söz konusudur. Ölüme bağlı tasarrufta bulunmayan tarafın, böyle bir şekil şartı zorunluluğu yoktur.

Miras Sözleşmesinin Anlaşılarak Sona Ermesi

Miras sözleşmesinin sona ermesi, MK Madde 546’da hükmolunan tarafların yazılı anlaşmasıyla her zaman gerçekleşebilir. Sözleşmeyi tarafların yaptığı yeni bir sözleşmeyle sona erdirme işlemi, ölüme bağlı tasarruf olduğundan kişiye sıkı sıkıya bağlı bir hak kabul edilmelidir. Bu sebeple yukarıda bahsettiğimiz ve MK Madde 503’de yer alan ehliyet şartları, sözleşmeyi sona erdiren sözleşmeyi gerçekleştirecek taraflar için de geçerlidir.

Miras Sözleşmesi Nasıl Yapılır?

Miras sözleşmesinde olduğu gibi bu sözleşmeye son veren sözleşmenin de bir takım şartları vardır. O şartlar şu şekildedir:

  • Sona erdirme sözleşmesinin tarafların hayatta olması (bu işlem sağlararasında mümkündür)
  • MK Madde 503’te öngörülen ehliyet şartlarına sahip olması
  • Sona erdirme sözleşmesinin yazılı olarak gerçekleştirilmesidir.

Sözleşmeyi sona erdirmek için yapılan sözleşmenin yukarıda belirtilen şartlara uygun olmaması, ölüme bağlı tasarrufun iptal edilmesiyle sonuçlanır.

Miras Sözleşmesinden Dönme

Miras sözleşmelerinde vasiyetnamelerden farklı olarak iki taraflı irade beyanıyla tasarrufta bulunulduğu için, tek tarafın irade açıklamasıyla sözleşmenin sona ermesi kanunda öngörülen durumlarda mümkündür. Dönme işlemi tek taraflı bir hukuki işlem olması sebebiyle, karşı tarafın kabulün veya onayına ihtiyaç duymaz. Dönme hakkı kişiye sıkı sıkıya bağlı bir hak olduğundan kişinin kendisi tarafından gerçekleştirilmesi şarttır.

Sözleşmeden dönmeyi düzenleyen ve kanunda öngörülen dönme hükümlerinden ilki MK Madde 547’de düzenlenmiştir. Bu kanun maddesine göre, sözleşmeye dayanarak sağlararası edimin ifasını talep eden tarafının alacaklarının yerine getirilmemesi dönme sebebidir. İkinci dönme sebebi MK Madde 546’da düzenlenmiş olup, mirasçılıktan çıkarma nedenlerinin bulunması karşı tarafa dönme hakkını vermiştir.

Mirastan Çıkarma Sebebine Dayanarak Miras Sözleşmesinden Dönme

MK Madde 546/II’ye göre miras sözleşmesi neticesinde mirasçı olan kişinin, mirasbırakana yönelik mirastan çıkarma sebebi oluşturan davranışta bulunması dönme hakkını doğurur. Mirastan çıkarma sebebiyle sözleşmeden dönme tasarrufunda bulunabilmesi için bazı şartların bir arada olması gerekmektedir. MK Madde 546’ya dayanarak sözleşmeden dönebilmek için gereken şartlar şunlardır:

  • MK Madde 546/III gereğince sözleşmeden dönmenin, vasiyetnamede sebebi belirtilerek gerçekleştirilmesi gerekir.
  • Sözleşmeden dönme hakkını kullanacak olan kişinin MK Madde 502’deki vasiyetname yapma ehliyetine sahip olması gerekmektedir.
  • MK Madde 510’da öngörülen çıkartma sebeplerinden birinin varlığı gerekir.
  • Çıkarma sebebebiyle dönem hakkını kullanan kişinin, sözleşmede hak sahibi olması gerekmektedir.

Miras sözleşmesinden haklı sebebe dayanılarak dönülmesi halinde bu sözleşme geçerliliğini yitirir. Mirasbırakan sadece belirli tasarruflara yönelik dönme hakkını kullanmışsa, diğer tasarruflar için sözleşme geçeli kalmaya devam eder.

Miras Sözleşmesinden Doğan Borcun İfa Edilmemesi Sebebiyle Miras Sözleşmesinden Dönme

Ivazlı miras sözleşmelerinde edimin ifa edilmemesi veya güvenceye bağlanmaması, mirasbırakanın miras sözleşmesinden dönebilmesini sağlar (MK Madde 547). Borcun ifa edilememesi sebebiyle dönme hakkı, miras sözleşmelerinin yanında feragat sözleşmelerinde de uygulanabilir. Mirasbırakanın sözleşmeden dönebilmesi için, ivaz borçlusunun borcuna ilişkin teminat göstermemiş olması şarttır. Eğer borçlu karşı taraf, borcunun ifa edileceğine yönelik teminatta bulunmuşsa, mirasbırakan dönme hakkını kullanamaz.

MK Madde 547’de düzenlenen dönme hakkını, mirasbırakanın kendisinden başkası kullanamaz. Dönme hakkının mirasbırakanın sağlığında kullanılamaması bu hakkın tamamen sona ermesine sebep olmaz. Miras bırakan öldükten sonra karşı tarafın alacağını istemesi halinde, mirasçıların karşı tarafın edmini ifa etmediğini ileri sürerek ifadan kaçınabilmeleri mümkündür. Görüldüğü gibi mirasçılar mirasbırakan öldüğü için dönme hakkını kullanamazlar, ancak ivazlı sözleşmenin borçlusunun edminini ifa etmemesine dayanarak ödemezlik defi ileri sürebilirler.

Mirasbırakanın ivazlı borçlunun edimini ifa etmemesi sebebiyle kullandığı dönme hakkı, geçmişe de etki ederek sözleşmeyi ortadan kaldırır. İvazlı borçlu borcunun bir kısmını ifa etmişse, bu kısmı sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre geri alabilir.

Mirasbırakanın Miras Sözleşmesine Aykırı Tasarruflarının İptali

MK Madde 527’de mirasbırakanın, miras sözleşmesinde belirlenen mallar üzerinde, yükümlülüklerine aykırı olarak tasarruf yapması karşı tarafa verilen itiraz hakkı ile engellememek istenmiştir. Kanun koyucu bu kanun maddesiyle mirasbırakanın yukarıda sayılan dönme halleri dışında,  sözleşmeden tek taraflı olarak dönmesini engellemeyi amaçlamıştır. Mirasbırakana tanınan tasarruf etme özgürlüğü ve bu özgürlükten doğacak olan mağduriyetinin önlenmesi için , mirasbırakanın ölümünden itiraz etme hakkı karşı tarafa verilmiştir.

MK Madde 527’de tanınan itiraz hakkı ile taraflar, mirasbırakanın sözleşmeye aykırı olan ölüme bağlı tasarruflarına yönelik iptal(Tenkis) davası açabilirler. Söz konusu dava  MK Madde 527 gereğince ancak mirasbırakanın ölümünden sonra açılabilir.

Miras Sözleşmesi Türleri Nelerdir?

Miras sözleşmesinin türleri; olumlu ve olumsuz sözleşme olarak ikiye ayrılmaktadır.

Miras Sözleşmesi Kimler Arasında Yapılır?

Miras sözleşmesi, miras bırakan kişi ve mirasın bırakılacağı kişinin, aynı anda noter huzurunda sözleşmeyi imzalamaları ile yapılır.

Bunları da Beğenebilirsiniz

Yorumlar (2)

  • Feraye Kibar 3 hafta ago Cevapla

    3 tane çocuğum var. Fakat bir tanesine miras bırakmak istemiyorum. Alkolik ve çok kumar oynuyor. Ona kalacak mirasın torunlarıma kalmasını istiyorum. Oğlum almasın. Bu konuyu danışmak için notere gittim bana miras sözleşmesi yapın dedi. Nasıl yapabilirim?

    İsmail ÇAVUŞ 3 hafta ago Cevapla

    Eğer çocuğunuz da sizin mirasınızdan pay almak istemiyorsa, mirastan feragat sözleşmesi yapabilirsiniz. Bu sözleşme, ivazsız bir sözleşmedir. Diğer bir anlatımla sözleşme karşılıksız olarak mirastan feragat anlamına gelir. Eğer çocuğunuz ivazsız mirastan feragat ederse, miras paylaşımı yapılacağı zaman sanki ölmüş gibi miras hakkı alt soyuna yani sizin istediğiniz gibi torunlarınıza geçer. Noterin size önerdiği miras sözleşmesi kısaca bu şekildedir.
    Eğer ki oğlunuz mirastan feragat sözleşmesi yapmaya yanaşmaz ise, vasiyetname hazırlayarak oğlunuzu mirasçılıktan çıkartabilirsiniz. Buna miras hukukunda mirastan ıskat denmektedir. Oğlunuz miras açıldığı zaman, vasiyetname ile daha önceden mirastan çıkartıldığı için tıpkı mirastan feragat eden mirasçı statüsünde olacak ve miras payı alt soyuna geçecektir.

Yorum Yazın