TCK madde 105

TCK MADDE 105

CİNSEL TACİZ SUÇU

Kanun Maddesiyle ilgili Makale: Cinsel Taciz Suçu

TCK Madde 105:

  • Bir kimseyi cinsel amaçlı olarak taciz eden kişi hakkında, mağdurun şikayeti üzerine, üç aydan iki yıla kadar hapis cezasına veya adlî para cezasına fiilin çocuğa karşı işlenmesi hâlinde altı aydan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
  • Suçun;
  1. a) Kamu görevinin veya hizmet ilişkisinin ya da aile içi ilişkinin sağladığı kolaylıktan faydalanmak suretiyle,
  2. b) Vasi, eğitici, öğretici, bakıcı, koruyucu aile veya sağlık hizmeti veren ya da koruma, bakım veya gözetim yükümlülüğü bulunan kişiler tarafından,
  3. c) Aynı işyerinde çalışmanın sağladığı kolaylıktan faydalanmak suretiyle,
  4. d) Posta veya elektronik haberleşme araçlarının sağladığı kolaylıktan faydalanmak suretiyle,
  5. e) Teşhir suretiyle,

işlenmesi hâlinde yukarıdaki fıkraya göre verilecek ceza yarı oranında artırılır. Bu fiil nedeniyle mağdur; işi bırakmak, okuldan veya ailesinden ayrılmak zorunda kalmış ise verilecek ceza bir yıldan az olamaz.

 YARGITAY KARARLARI:

YARGITAY 14. Ceza Dairesi

15.03.2012

2011/7453 Esas

2012/3116 Karar

Dava: Cinsel taciz suçundan sanık İ C’ın yapılan yargılaması sonunda; beraatine dair … Sulh Ceza Mahkemesinden verilen 14.05.2008 gün ve 2008/216 Esas, 2008/511 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtayca incelenmesi katılan B. K. vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:

Karar: Daha önceden sanığı tanımayan ve sanığa iftira atması için bir neden bulunmayan mağdurenin aşamalardaki istikrarlı beyanları ve bu beyanları doğrulayan tanık E.’nin anlatımları, sanık tarafından mağdureye verilen telefon numarası yazılı olan kağıt parçası, sanığın tevilli ikrarı ile tüm dosya kapsamından; olay günü saat:13:00 sıralarında evine doğru giden mağdurenin arkasından arkadaşıyla birlikte gelip mağdureyi evine kadar ısrarla takip eden ve yazdığı kağıdı mağdureye verip beni bu numaradan ararsın şeklinde sırnaşıkça hareketlerde bulunan sanığın eylemi cinsel taciz suçunu oluşturduğu halde, olaydan 2 ay sonra kovuşturma aşamasında temin edildikleri anlaşılan tanıkların oluşa ve dosyaya uygun düşmeyen anlatımlarından hareketle sanığın beraatına karar verilmesi

Sonuç: Kanuna aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK. nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 15.03.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

YARGITAY 14. Ceza Dairesi

29.03.2012

2011/9056 Esas

2012/3661 Karar

ÖZET : Cinsel taciz suçuna ilişkin yargılamada cinsel taciz içerikli sözlerle birlikte bedensel temas bulunması nedeniyle sanığın eyleminin çocuğun basit cinsel istismarı suçunu oluşturacağı, bu suçla ilgili yargılama yapma görevinin asliye ceza mahkemesine ait olduğu nazara alınarak görevsizlik kararı verilmesi gerekir.

DAVA : Cinsel taciz suçundan sanık A.K.’nin yapılan yargılaması sonunda; atılı suçtan mahkûmiyetine dair Selçuk Sulh Ceza Mahkemesinin 30.12.2008 gün ve 2008/289 Esas, 2008/422 Karar sayılı hükme yönelik O Yer Cumhuriyet Savcısının vaki temyiz isteminin reddine ilişkin aynı Mahkemece verilen 13.01.2009 gün 2008/289 Esas, 2009/422 sayılı Ek Kararın süresi içerisinde Yargıtayca incelenmesi O Yer Cumhuriyet Savcısı tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelendi;

O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz talebinin suçun vasfına yönelik olduğu bu nedenle temyiz kabiliyetinin bulunduğu anlaşılmakla, Mahkemenin 13.01.2009 gün 2008/289 Esas, 2009/422 Karar sayılı temyizin reddi kararının kaldırılarak gereği düşünüldü:

KARAR : Sanığın yolda gördüğü mağdureye cinsel içerikli sözler söyledikten sonra kolundan tutup motosiklete bindirmek istediği, yürümeye devam eden mağdureyi tacizli sözlerle takip ettiği olayda, cinsel taciz içerikli sözlerle birlikte bedensel temas bulunması nedeniyle sanığın eyleminin çocuğun basit cinsel istismarı suçunu oluşturacağı, bu suçla ilgili yargılama yapma görevinin asliye ceza mahkemesine ait olduğu nazara alınarak görevsizlik kararı verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,

SONUÇ : Bozmayı gerektirmiş, O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 29.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bunları da Beğenebilirsiniz

Henüz Yorum Yok

    Yorum Yazın