Usulsüz Fesih ve İhbar Tazminatı

Usulsüz Fesih ve İhbar Tazminatı

Usulsüz Fesih Nedir?

Usulsüz fesih konusunda Kanunda yapılan tanım bize yardımcı olmaya yeterli olacaktır. Buna göre, Kanundan veya sözleşmede belirtilen bildirim sürelerine uyulmadan feshedilen iş sözleşmesi usulsüz kabul edilir. Ayrıca işveren tarafından bildirim süresi ücretinin peşin ödenerek iş akdinin feshinde, peşin ödeme gerçekleştirilmeden bu işlemin yapılması da usulsüz fesih sayılmaktadır. Usulsüz fesih, taraflardan birisi tarafından gerçekleştirmesi halinde iş sözleşmesini sona erer. Ancak usulsüz fesih gerçekleştiren tarafı bir takım hukuki yaptırımlar beklemektedir. Usulsüz feshin kanunda öngörülen yaptırımı İş Kanunu Madde 17/4’e göre İhbar Tazminatı’dır. Ayrıca TBK Madde 438 ve 439’e göre, uğranılan zararın tazminatı da istenebilmektedir.

Usulsüz Fesihte Maddi ve Manevi Tazminat

Usulsüz fesihte talep edilebilecek maddi tazminat, ihbar veya kötüniyet tazminatlarıyla karşılanamayan zarara karşılık istenebilir. Manevi tazminat yönelik talep edilebilecek tazminat, TBK Madde 58’de kişilik haklarının zedelenmesi başlığı altında düzenlenmiştir. Usulsüz feshe maruz kalan kişinin manevi tazminat talebinde bulunabilmesi için, kişilik haklarının zedelenmiş olması yeterli sayılmış ve bunun neticesinde de bir takım zarar uğramış olması aranmıştır. Bu koşulların gerçekleşmesi halinde usulsüz feshe uğrayan taraf, TBK Madde 58 gereğince manevi tazminat talebinde bulunabilir.

İhbar Tazminatı

Usulsüz fesihte bir diğer husus ise ihbar tazminatıdır. İşveren veya işçi tarafından gerçekleştirilen usulsüz fesih yaptırımı, hukukumuzda ihbar tazminatı olarak düzenlenmiştir. İş Kanunu Madde 17/4’e göre, kanunda öngörülen Bildirimli Fesih süresine uyulmadan gerçekleştirilen işlem neticesinde, bildirim süresi tutarındaki ücretin tazminat olarak ödenmesi zorunlu tutulmuştur.

Usulsüz fesih gerçekleştiren taraf, ihbar tazminatını ödemekle yükümlüdür. Usulsüz fesih işleminin faili taraflardan ikisi de olabilmektedir. Bildirim süresine uymadan işyerini terk eden, işverene yeni işçi arama fırsatı tanımayan ve işlerin aksamasına neden olan işçinin gerçekleştirdiği fesih usulsüz olacaktır. Bunun yaptırımı da yukarıda bahsettiğimiz gibi ihbar tazminatıdır.

İhbar tazminatı, hakkında usulsüz fesih gerçekleştirilen yani mağdur olan kişi tarafından talep edilebilir. Ayrıca ihbar tazminatının uygulanabilmesi için taraflar arasında gerçekleştirilen sözleşmenin Belirsiz Süreli İş Sözleşmesi olması gerekmektedir.

Usulsüz fesih sonrası ihbar tazminatı, her durumda uygulanamaz. Bu tazminat türünün uygulanamayacağı haller şu şekildedir:

  • İhbar tazminatı belirsiz süreli iş sözleşmelerine karşı uygulanabilmektedir. Belirli süreli iş sözleşmelerinde gerçekleşen usulsüz feshe karşın ihbar tazminatı mümkün değildir.
  • Tarafların anlaşarak iş sözleşmesini feshettikleri hallerde, tarafların ihbar tazminatı talep edebilmeleri mümkün değildir.
  • İş sözleşmesinin usulsüz fesheden taraf, fesih sebebini diğer tarafın davranışlarına bağlamış olsa dahi, ihbar tazminatında bulunamaz.
  • İş Sözleşmesinin Haklı Nedenle Feshi’nin gerçekleştiği durumlarda ihbar tazminatı talep edilemeyecektir.

İhbar Tazminatı Hesaplaması

Usulsüz fesih mağduru kişiye ödenmesi gereken İhbar tazminatının hesaplamasında İş Kanunu Madde 17/4 uygulanarak tazminat miktarı hesaplanır. İhbar tazminatının tutarı, bildirim süresine ilişkin ücret tutarının kendisi olacaktır. Bildirim süreleri işçinin Kıdemine göre değişmekte olup, kanunda veya sözleşmelerle işçi lehine artırılan bildirim süresi ücretine tekabül eden miktardır. İhbar Tazminatında Zamanaşımı ise, İş Kanununu Ek Madde 3’e göre beş yıldır.

İhbar tazminatına faiz uygulanabilmesi mümkün olup, bu tazminatına yönelik gecikme faizi, temerrüt tarihi veya dava tarihinden itibaren işlemeye başlayacaktır.

Not: İhbar tazminatına yönelik faiz kanunda belirlenen aksine, işçi lehine olmak şartıyla sözleşmelerle arttırılabilir.

Sözleşmenin Kötüniyetle Feshi

Usulsüz fesih konusunda en önemli husus, kötüniyetin bulunup bulunmadığıdır. Sözleşmenin kötüniyetle feshine yönelik hükümler İş Kanunda ayrı ve TBK’da ayrı düzenlenmiştir. İşveren tarafından gerçekleştirilen bildirimli fesih hakkının kötüye kullanılması ve bunun neticesinde kanunda öngörülen bildirim süresi ile iş sözleşmesi sona erecektir. Sözleşmenin kötüniyetle feshedilmesi iş akdini hükümsüz kılmayacak, işçiye kötüniyet tazminatı veya sendikal tazminat ödenmesini gerektirecektir. Eğer çalışan, işveren tarafından kötü muameleye maruz kalarır ve istifa etmek zorunda kalırsa mobbing davası açarak hakkını arayabilecektir.

Kötüniyet Tazminatı

Usulsüz fesih konusunun içerisinde ele alınan kötüniyet tazminatına yönelik hüküm İş Kanunu Madde 17/6’da yer almaktadır. Bu kanun maddesine göre, iş akdinin kötüniyetle sona ermesi durumunda işçiye, bildirim süresindeki ücretinin üç katı tutarındaki kötüniyet tazminatının ödeneceği belirtilmiştir. Kötüniyet tazminatının yanında usulsüz fesih sebebiyle ödenen ihbar tazminatının da ödenmesi mümkündür. İşverenin fesih bildirim şartına da uyulmaması ihbar tazminatının talep edilebilmesini sağlayacaktır. Bunun yanında işverenin feshi kötüniyet içeriyorsa İş Kanunu Madde 17/6 son cümlesi gereğince, işçiye Kötüniyet tazminatı ve İhbar tazminatı birlikte ödenir.

Usulsüz fesih sonrasıda kötüniyet tazminatına hak kazanabilmek için, fesih hakkının işveren tarafından kötüniyetle kullandığının ispatı şarttır. İspat yükü işçide olduğundan,  feshin kötüniyetle gerçekleştiğinin ispatını yapamayan işçiye kötüniyet tazminatı ödenmez. Ayrıca belirtmek gerekir ki, ihbar tazminatında olduğu gibi kötüniyet tazminatı da belirsiz süreli iş sözleşmelerine yönelik uyuşmazlıklarda ödenebilir.

Kötüniyet tazminatı, iş güvencesinden yararlanmayan işçiler için öngörülmüştür. İş güvencesinden yararlanan işçilerin kötüniyet tazminatından yararlanabilmeleri mümkün değildir. İş güvencesi kapsamındaki işçilerin, İşe İade Davası kanun yoluna başvurmaları gerekmektedir.

Sendikal Tazminat

İşverenin iş sözleşmesini sendikal nedene dayanarak feshi ve işçinin bu kötüniyetli işleme karşı sahip olduğu haklar STİSK Madde 25/5’te düzenlenmiştir. Bu kanun maddesine göre, iş akdi sendikal bir nedenle feshedilirse, işçiye İş Kanunu Madde 20 ve 21’e göre işveren aleyhine dava açma hakkı verilmiştir.  Ayrıca sendikal nedenle iş sözleşmesi feshedilen işçinin İş Kanunu’na göre dava açmadan da sendikal tazminat talebinde bulunabileceği öngörülmüştür. İşçi ayrıca, İş Kanunu Madde 21 uyarınca İşe İade talebinde bulunma hakkını da sahiptir. Belirtmek gerekir ki, sendikal tazminat ve kötüniyet tazminatı aynı amaca hizmet ettiklerinden dolayı, işçinin bu iki tazminatı aynı anda mahkemeden talep edebilmesi mümkün değildir. Mahkemenin vereceği kararda yer alan tazminat, ya kötüniyet tazminatı olacak, ya da sendika tazminatı olacaktır.

Sendika tazminatın miktarına değinmemiz gerekirse, STİSK Madde 25/4 gereğince işçiye ödenecek olan sendikal tazminatının işçinin 1 yıllık ücret tutarından az olmayacağı belirtilmiştir.

Sık Sorulan Sorular

İhbar tazminatı alma şartları neler?

İhbar tazminatı alma şartları; işçinin iş sözleşmesinin belirsiz süreli iş sözleşmesi olmalıdır; hakkımda usulsüz fesih gerçekleştirilen taraf bulunmalı ve ihbar tazminatını o talep etmelidir; iş sözleşmesinin bildirim süresine uyulmadan gerçekleştirilmiş olmalıdır.

Kötüniyetli fesih nedir?

İşçinin iş akdinin işverence iyiniyet kurallarına uyulmadan yani kötüniyetli olarak feshedilmesidir. Kötüniyetli feshi neticesinde kanun tarafından kötüniyet tazminatı öngörülmüştür.

Sendikal tazminat tutarı ne kadar?

STİSK Madde 25/4’ göre sendikal tazminat tutarı, işçinin 1 yıllık ücret tutarından fazla miktarı içeren bir tutardır. Mahkeme somut olaya göre bu miktarı belirler

Bunları da Beğenebilirsiniz

Henüz Yorum Yok

    Yorum Yazın