Vatandaşlıktan Çıkma

Vatandaşlıktan çıkma

Vatandaşlıktan Nasıl Çıkılır ?

Herkes vatandaşlığını değiştirme konusunda özgürdür. Bu ilkeye atıfta bulunarak vatandaşlıktan çıkma konusuna değineceğiz. Vatandaşlıktan çıkma, kişilerin hür iradesi sonucu alınmı bir kararın, bunu uygulamaya yetkili makamca onaylanması sonucu gerçekleşen hukuki bir durumdur. Tüm dünya ülkelerini ilgilendiren bir hukuki durum olduğundan bahisle, normal işleyiş ile vatandaşlıktan çıkma prosedürünün uygulanabilmesi için birtakım şartları bulunmaktadır. Ortak koşul ise yabancı bir devletin vatandaşlığına hak kazanmış olmak veya bu durumun kesin olarak beklenmesi denilebilir. Uluslararası hukuk açısından vatandaşlıktan çıkmak isteyen kişiye; vatansız olma, herhangi bir ülkenin vatandaşı olmama hakkı tanınmamıştır.

Hukuki olarak vatandaşlıktan çıkmak için, kişinin ilgili kurumlara başvuruda bulunması ve başvurulacak kurum tarafından gerekli incelemeler yapıldıktan sonra olumlu bir dönüt alınması gerekmektedir. Bu hususta yetkili olan makama herhangi bir başvuru olmadan salt irade doğrultusunda vatandaşlıktan çıkma bir anlam ifade etmeyecektir. Türk Hukuku değerlendirilecek olursa bahsi geçen vatandaşlıktan çıkma izni vermeye yetkili makam, Türkiye Cumhuriyeti İç İşleri Bakanlığıdır. Vatandaşlıktan çıkma işlemi ilgili bakanlığın takdirine bırakılmış durumdadır. Yinelemek gerekirse ilgili bakanlık, somut talep doğrultusunda gerekli incelemelerde bulunarak buna karar vermektedir. Olumlu veya olumsuz karar verme yetkisi kanun tarafından Bakanlığa tanınmıştır.

Vatandaşlıktan Çıkmanın Şartları

Vatandaşlıktan çıkma ile ilgili şartlar, TVK m.25’te düzenleme alanı bulmuştur. İlgili kanunda belirtilmiş olan 4 şart birlikte gerçekleştirilmek zorundadır. Herhangi birisinin eksikliği durumunda şartlar yerine getirilmemiş sayılacaktır. İlgili kanunda belirtilen şartları tam ve eksiksiz yerine getiren kişiye Türkiye Cumhuriyeti İçişleri Bakanlığı tarafından, talebi doğrultusunda gerekli izni verilebilecektir. Şartlara değinecek olursak;

A) Ergin ve Ayırt Etme Gücüne Sahip Olmak

İlk şart, ayırt etme gücü ve erginliktir. Bakanlık değerlendirmede bulunurken bunu göz önünde bulundurmaktadır. Erginlik ve ayırt etme gücü, vatandaşlığına geçilecek ülke kanunlarına göre değil Türk Kanunlarına göre değerlendirilecektir. Bu sebepten, TMK m.11 ve m.12’de kabul edilen hallerin dikkate alınması gerekmektedir. Medeni Kanunda, evlenme ve hakimin kişiyi ergin kılabileceği düzenlenmiştir. Vatandaşlıktan çıkma şartları açısında da erginliğin ne şekilde kazanıldığının bir önemi bulunmamaktadır. Kanunda belirtilen bütün ergin kılınma sebepleri, vatandaşlığı terk etmek için geçerlidir. Erginliğin yanında, ayırt etme gücüne sahip olmakta aranmaktadır. TMK m.13’te bu durum düzenlenmiştir.

Buna göre “yaşının küçüklüğü yüzünden veya akıl hastalığı, akıl zayıflığı, sarhoşluk ya da bunlara benzer sebeplerden biriyle akla uygun biçimde davranma yeteneğinden yoksun olmayan herkes, bu kanuna göre ayırt etme gücüne sahiptir.” Medeni kanunda belirtilen ehliyet durumuna göre; tam ehliyetlilerin ve tam ehliyetsizlerin, vatandaşlıktan çıkması tartışmasız mümkündür. Ancak sınırlı ehliyetsizlerin durumu biraz karmaşıktır. Sınırlı ehliyetsizlerin kim olduklarını belirtecek olursak, ayırt etme gücünden yoksun küçükler ve kısıtlılardır. Sınırlı ehliyetsiz olarak kabul edilen çocuklar, vatandaşlıktan çıkma başvurusunda bulunamazlar. Bir diğer sınırlı ehliyetsiz olan kısıtlılar ise kişiye sıkı sıkıya bağlı haklarını kullanırken, yasal temsilcilerin onayına gerek duymazlar.

Kişiye sıkı sıkıya bağlı haklar; bizzat hak sahibi tarafından kullanıldığında geçerlilik arz eden, hiç kimseye devredilemeyen ve sadece ölümle son bulan haklardır. Kısıtlama kararı; akıl sağlığı yerinde olmayanlar, savurgan olanlar, alkolik veya uyuşturucu bağımlıları, kötü yaşam sürenler, 1 yıl ve üzeri hapis cezası almış olanlar hakkında verilmektedir. Bu haller TMK m.405 ve diğer ilgili maddelerce düzenlenmiştir. Yine aynı kanunun 460. Maddesi uyarınca, vesayet altına alınmış kişilerin, vesayet makamlarının izninden sonra denetim makamı olan asliye mahkemesinin de izni ile çıkabilecekleri hükme bağlanmıştır.

B) Herhangi Bir Nedenle Yabancı Devlet Vatandaşlığını Kazanmış Olmak

Yazının başlangıcında da ele aldığımız üzere, ülkesinin vatandaşlığını terk eden kişi bunun sonucunda kişi vatansız kalamaz. Buna engel olmak amacı ile kanunda sayılan geçerlilik şartlarından birisi de herhangi bir devletin vatandaşlığını kazanmış olmaktır. Kişi talepte bulunduğu an;

  • Yabancı devletin vatandaşlığını kazanmış olmalıdır,
  • Yabancı devletin vatandaşlığını ileride kazanacağına dair geçerli kanıtlar bulunmalıdır.

Kanun koyucu, vatansızlığı önlemek adına ve vatandaşlığını değiştirme özgürlüğü kapsamında kolaylık getirerek 2 farklı durum için hüküm kurmuştur. Vatandaşlıktan çıkmak isteyen kişi, geçerli olan tüm yolar dahilinde yabancı ülke vatandaşlığını kazandığı taktirde son aşama olarak bakanlığın izni ile vatandaşlıktan çıkabilecektir. Türk vatandaşlığından çıkmak isteyen kişi, henüz yabancı bir devlet vatandaşlığını kazanamamış olmasına rağmen, vatandaşlık kazanmak için yabancı devlet nezdinde gerekli girişimlerde bulunmuş ve girişimlerini ispatlayıcı belgeler (teminat belgesi) elde etmiş olabilir.

C) Herhangi Bir Suç Veya Askerlik Hizmeti Nedeniyle Aranan Kişilerden Olmamak

D) Hakkında Herhangi Bir Malî ve Cezai Tehdit Bulunmamak

Bu iki madde, 403 Sayılı Türk Vatandaşlık Kanunu’nda 2003 yılında yapılan değişiklik ile gelmiştir. Yapılan değişikliğin gerekçesi ise şu şekilde izah edilmektedir. “bu kişilerin vatandaşlıktan çıkmalarına izin vermenin, yeniden vatandaşlığa alınma kurumu ve izinle vatandaşlıktan çıkmanın avantajları ile birlikte düşünüldüğünde, çeşitli sorunlar doğuracak nitelikte..” Maalesef görünüyor ki son 2 şartın mevcut gerekçeleri herhangi bir suretle anlaşılmamaktadır.

Henüz Yorum Yok

    Yorum Yazın